Yeni Sitemize Hoş Geldiniz...

ALiCiK KÖYÜ

Orf ve Adetlerimiz-1



 
ASKER UĞURLAMA
Vatani görevini yapmak üzere silah altına alınacak gençler. ugurlanmadan bir ay evvel evlere davet edilir. Çağrı pusulasını alan asker adayları, özellikle köylerde yüksek mevkiilere Türk Bayrağı asarak. vatan ve millet uğrunda nöbet için çagrılmayı adeta bir bayram havası içerisinde beklerler. Gruplar halinde çevre köylercieki asker adaylarıyla ortak eğlenceler düzenlenir, Sulüslerıni de alan asker olacak gençler, işe güce bakmazlar. Butün belleklere yerleşen “Askerlik. şubede başlar...” sözünü doğrularcasına, askere gidecek genç, her nefesinde askerliği Yaşar.

BAYRAMLARIMIZ
Yılda iki kez yaşanan dini bayramlar. sevinç, kardeşlik, dostluk ve kardeşligin pekıştirildiği günlerdendir. Aksine, kırgınlık, düşmanlık gibi kötü duygu ve düşüncelerin giderildiği, mutlu günlerdir. Bhusus, gurbette olanların sıcak yuvasına gelerek, yakınlarıyla hemhal olduğu. hasret giderdiği günlerdir.
Çoluk, çocuk, genç-ihtiyar hep birlikte bu mutlu günlerden payını almak ister. Tabii ki, bayram günleri hele hele çocuklar için bir başka anlam taşır, Tabir caiz ise, onlar bayramları dört gözle beklerler. Özellikle, Ramazan Bayramı’nda çocukların “Şeker Toplaması’ başlıca neşe ve sevinç kaynağıdır. Zira, onlar için bu mutlu günlerde alınacak küçük bir hediyenin, cüz’i de olsa harçlığın ve toplanacak bir şekerin dahi büyük bir önemi vardır. Çocukluk günlerindeki bayramların verdiği neşe ve mutluluk akıllardan kolay kolay çıkmaz. Ki, büyüklerin "Nerde o eski bavramlar...." demesi bundan ileri gelse gerek.
Bayramlar yaklaşınca. yapılacak ilk iş ev-bark ve çevre temizliğidir. Ramazan bayramında oruç’un, Kurban bayramında ise, kurbanlık hayvanın bir başka anlamı vardır. Ayrıca, mantılar, tetlılar ve börekler hazırlanır. Herkes, imkanları ölçüsunde, yeni almış olduğu kıyafetlerini giyer. Böylelikle, temiz ve düzenli bir şekilde bayram karşılanmaya çalışılır. Her iki bayram arefesinde de mezarlıklara gidilerek, dualar okunur. Bazen de şeker çikolata. bisküvi., .vb dağıtılır. Özellikle kız çocukları ıçin, arefe günü ellere kına yakılır. Ellerine kına yakılan çocuğun hemen uyuması ve sarılı ellerini açmaması amacıyla. "Çabuk uyumazsan Kınan Çıkmaz” diyerek, çocukların uykuya dalmaları sağlanır. Sabah kalkan çocuğun ilk işi, ellerindeki sargıyı çözüp. elindeki kınayı görmesidir
Bayram günü, büyükler erkenden kalkar, erkekler sabah namazı için genellikle camii’e giderler. Sabah namazını müteakiben vaaz dinlenilir Kılınan bayram namazıyla evlere gelinir. Bu esnada. kadınlar da, evi düzenler ve çocukları uyandırır. Bayramlıklarını giyen küçükler erkeklerin camiiden dağılmasını heyecanla beklerler. Sofralar da hazırlanmıştır. Bazen, komşularla birlikte bazen de hane halkıyla birlikte yemekler yenilir. Büyüklerin elleri öpülür, küçüklerin harçlıkları ve hediyeleri verilir. Son yıllarda, bazı köylerde bayramlaşma adetbn camii’de yapılır ve bayram namazlarını muteakiben toplu halde mezarlıga gidilerek, dualar edilir. Kurban bayramı ise, kurban kesme olayı olduğundan. biraz farklılık gösterir, Bayramlaşma adetinin akabinde, tekbirler eşliğinde hemen kurbanlık hayvan kesflir. Kesilen kurbanlık hayvanın eti, komşulara ve muhtaçlara pay edilir.

CENAZE ADETLERİ
Anadolu insanının tipik özellikler:nden birisi şüphesiz ki, yardımlaşmadır. Bu yardımlaşma olayı, özellikle ölüm olayında kendini gösterir. Kara haber alınır alınmaz herkes elele verir, dargın olunsa dahi yardımlaşılır. üzüntüler paylaşı ır. bir yandan da def in işlemleri sürdürülür. Cenaze deini, yöre halkı arasındaki; birlik, beraberlik ve dayar ışma duygularının yoğun olarak yaşandığı adetlerdendir. Cenaze olayı esnasında tam bir görev dağılımı yapılır. İletişim ve ulaş m araçlarının olmadığı ve yetersiz olduğu yıllarda dahi, cenaze ilanının hızlı ve seri bir şekilde yapıldığı bilinmektedir.
Civar yerleşim yerlerine ve cenazenin yakını bulunan yerleşim yerlerine haber gönderilir, Cenaze’nin uzaktaki yakınlarının gelmesiyle. Sala sesleri yükselir. Cenaze evi adeta mahşeri kalabaığa dönüşür. Herkes üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yapmaya çalışır. Gençlerin yapacağı iş ise. mezarlığa hareket ederek. mezarı hazırlamaktır. Cenaze yıkanınca, Musaila Taşı’na. bazen de camii avlusuna getirilir. Toplu halde kılınan cenaze narnazırıın ardından “Merhuma Hakkınızı Helal Ediniz" denilerek, helallik dılerir ve mezarlığa hareket edilir. Bazen omuzlarla, bazen de cenaze aracıyla taşınan mevta, dualar eşlığindo ebedi istirahatghına detnedilir, Cenazenin ardından ağıtlar yakılır. yaslar tutulur. Mevtanın genç yaşta, nişanlılı, yeni evli ve asker- de ölmesi gibi durumlarda yas tutma süresi oldukça uzar. Eğlenceler ve düğünler mümkün olduğu kadar kısıtlanır.

 KIZ İSTEME
Oğlunun, evlilik çağına girdiğini gören anne-baba, kız aramaya başlar. Bu kız arama işi, bazen de 6-7 ay gibi uzun bır sureyı kapsar. Genelde, kendisiyle evlenilmesi dinen caiz olan en yakın ailelerden başlanılır. Şayet, akrabalardan aranan şartlarda bir kız bulunamaz ise. sıra akraba dış evlılığe gelmiştir. Kimi zaman ev ev. kimi zaman da köy köy veya belde belde gezilir. Önceleri kız ile oğlana cevap hakkı tanınmazken, son yıllarda bu hak, tamamıyla kız ve oğlana bırakılmıştır. Kız ve oğlanın istemediği evlilik, köyler dışında pek yaşarımamaktadır.
Kız arama işi, tamamlanıp, bir kızda karar kılınmış ise, dünür gitmeden önce, oğlan tarafı yakınlarından birisi, talip olunan kızın ailesine gonderilir. Oğlan tarafına, kızlarına, dunürluk düşünduklerinı t ade eder. Alacağı cevap, olumlu olursa, sıra; oğlan tarafının dost ve akrabalarından oluşan bir heyeti, kız tarafına dünür göndermeye gelmiştir.

DÜNÜR GİTME
Kız ve oğlan tarafının, karşılıklı araştırma ve soruşturma, -gerekiyorsa büyüklere danışılma- sürecinin ardından yapılacak iş, dünürcü göndermektir. Beş-altı kişiden oluşan “Dünürcü Heyeti” nde anne-baba mutlaka bulunur, şayet anne-babadan biri veya her ikisi de hayatta olmadıkları nedeniyle bulunamazlarsa, o zaman sırasıyla; amca. yenge, hala, teyze ve diğer yakınlar anne-baba vekaletıni yürütürler Geleceği önceden haber verilen bu dünürcü heyeti, oğlan tarafına giderken. çeşidi hediyeler gOtürmeyi de ihmal etmez. Kız tarafına intikal eden heyet. hoş-beşten sonra konuyu açar ve dünürluk anar

ALLAH'IN Emriyle PEYGAMBER EFENDİMİZİN Kavli İle Kızınız(.........) 'yı
Oğlumuz(.........)'ya İstemeye Geldik Denilir.
 Kız tarafı, anılan dünürlük talebi karşısında, yakın dost-akraba ve konu-komşuya danışma safhasını tamamlamış ve sonuç da olumlu ise, ALLAH yazdıyasa ne diyelim dostlarımı kıralım diyerek, dünürlük ışinin gerçekleşeceği belirtir. Bazen de sert çıkışlar yapılarak, ‘ALLAH yazdıysa bozsun şeklinde reddedildiği de görülür.
Şayet, sonuç olumlu değil de, biraz düşünüp- taşınmak gerekiyorsa, Hoş geldiniz .Safa getirdiniz  ancak biraz müsade edin eşimize dostumuza soralım... diyerek, dünürlük işi başka bir güne ertelenir. Bazen de, “Kısmetinizi Başka Kapıda Arayın..... denilmek suretıyle dünürlük işi reddedilir.

Dünürcü heyeti, ‘evet’ cevabını alınca, sıra diğer şartların konuşulmasına gelir. Birincilik arzeden konu. şüphesız “Başlık  Parası” veya “Süt Hakkı dır. 19501i yıllara kadar, tahıl, gayrimenkul. ve canlı hayvan karşılığında gerçekleştirilen evlilikler, yerini “Başlık Parası” adıyla, nakite bırakmıştır. Bazen de “Kardeş Yolu adıyla gündemdeki yerini alan ve 1980’li yıllara kadar devam eden bu başlık parası da, zamanla “Süt Hakkı”na dönüşmüştür. Evliliklerde; başlık parası veya süt hakkı alındığı takdirde, “Çeviz Düzme” işi, kız tarafınca gerçekleştirilirdi. Son yıllarda ise, özellikle 1980’li yıllardan itibaren, adeta bir meta karşılığında gerçekleşen evlilikler unutulmaya yüz tutmuş olup, çeyiz işleri de, tamamıyla. erkek tarafından gerçekleştirilmektedir.

 SÖZ KESME
 Oğlan ve kız adını belirlemek üzere yapılan Söz Kesme (Yüzük Takma) adeti, bazen de Nişan Töreni ıle birlikte gerçekleştirilir. Yakın dost ve akrabaların da bu törene katılmaları sağlanır.
 Bu törende. düğünü andıran bir kalabalık yaşanır. Davetliler hep birlikte kız tarafına varır ve bu esnada “Şerbet İçme” adeti yapılır. Dualar eşliğinde açılan şerbet. içilir ve daha sonra yemek ikramına geçilır, Kız tarafında, davetlilere verilen bu yemek ikramı için de, oğlan taraf ı, keçi veya koyundan oluşan ‘etlik’ gönderir ki, buna "Saçı" denilir. Saçıyı götüren kişiye ise "Tilki" (Keçici) adı verilir.
 Bu aşamada, yani nişan sonrasında. Oğlan tarafının gelin kıza (Gelin Adayı) taktığı teki ve diğer hediyelere karşılık o’arak ve akrabalığın daha da pekışmesi, yerel il adeyle Sıkı-iıkı olması amacıyla, kız tarafından da bir heyet eşliğınde "HEYBE DÖNDERME" adeti yapılır. Son bir kaç yıl içerisinde
nişan törenleri tamamıyla düğünle birleştinimiş durumdadır.

 
 




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: murat murat( muratkurtefe.com ), 07.10.2011, 09:54 (UTC):
çok iyimiş aliciğin geleneklerini



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

Bugün 12 ziyaretçi (83 klik) kişi burdaydı!


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=